27.09.2019 HUTBE

27.09.2019

أَفَمَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَ اللّهِ كَمَن بَاء بِسَخْطٍ مِّنَ اللّهِ وَمَأْوَاهُ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ (1)
وقال رسول الله
ان الله لا يقبل من العمل الا ما كان له خالصا وابتغي به وجهه(2)

HER ŞARTTA RIZA-İ İLAHİ : HASBİLİK
Muhterem Müminler!
Okumuş olduğum Ayet-i Kerime’de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın rızasına uyan kişi, Allah’tan bir gazaba uğrayan ve barınma yeri cehennem olan kişi gibi midir? Ne kötü barınaktır o.”
Okuduğum Hadis-i Şerif’te ise Peygamber Efendimiz (sav) şöyle haber vermektedir: “Allah ancak samimiyetle ve kendi rızası gözetilerek yapılan işleri kabul eder.”
İşte anlamını verdiğimiz ayet ve hadislerden de anlaşılıyor ki Allah’ın sevgisini elde etmenin ulvi duygu ve davranış biçimi “hasbilik”tir.
Aziz Kardeşlerim!
Allah’ın sevgisine mazhar olmaktan daha güzel bir şey olabilir mi? Mümin kişi her işinde Allah’ın rızasını gözeterek ebedi saadete erişeceğini bilir. Başka bir deyişle her türlü çıkar ve menfaatten uzak durulması, her işin gönüllü ve yalnız Allah için yapılmasının adıdır hasbilik.
Allah’ın rızasını gözetmeye çalışan kişi çevresine şirin görünme kaygısından uzaktır. Başta namaz ve oruç olmak üzere ibadetlerin kulluk bilinciyle yerine getirilmesi hasbilik esasına dayanır. Resulullah’ın “hayırda yarışın” mesajı dahi zaman zaman isim yapma ve etiket yarışına dönüştüğü günümüzde hasbilik kavramı daha dikkatle anlaşılmalıdır. Reklam ve rant kaygısı taşıyan hayırların, sözde hayır sahibine manevi açıdan neler kaybettireceğini de düşünelim.
Kıymetli Müslümanlar!
Hasbilik, ibadetlerin kulluk bilinciyle yapılması anlamını taşıdığı kadar aynı zamanda zorluklar karşısında da Rabbini bilmek ve musibetlere karşı sabretmeyi de gerektirmektedir. Çünkü bir Mümin musibetlerle karşılaştığı zaman bunun bir imtihan olduğunu ve Allah’ın bilgisi ve takdiriyle gerçekleştiğini, buna sabrettiği takdirde mükafatlandırılacağını bilir. Nitekim Resulullah (sav) musibetlere karşı müminin şu duayı yapmasını öğütlemiştir: “Allah’ım! Başıma gelen musibetin/acının mükafatını senden bekliyorum, bundan dolayı bana ecir ihsan et, benim için onu daha hayırlısıyla değiştir.” (3)
Hayatın gerçeklikleriyle karşılaştığı takdirde mümin sabrı kendisine kalkan yapar. Nitekim bir gün Allah Resulü, Enes b. Malik ile birlikte gözlerinden aşırı derecede rahatsız olan Medineli sahabi Zeyd b. Erkam’ı ziyaret eder. Resulullah (sav), gözlerinden şikayet etmekte olan Zeyd’e “Gözlerine bir şey olursa ne yaparsın?” diye sorar. Zeyd, “Karşılığını Allah’tan umarak sabrederim.” Cevabını verir. Bunun üzerine Efendimiz (sav), böyle davrandığı takdirde, günahsız olarak Rabbine kavuşacağını Zeyd’e müjdeler.
Aziz Kardeşlerim!
Müminin amacı, hedefi, ideali, yaşam tarzı bir mümine yakışır ve yaraşır şekilde olmalıdır. Bu sebeple her davranışımızda hakkı gözetmek gibi bir vasfa sahip olmakla mükellefiz . Nitekim Resulullah (sav) bir Hadis-i Şeriflerinde buyuruyor ki:
من احب لله و ابغض لله واعطى لله ومنع لله فقد استكمل الايما
“Kim Allah için sever, Allah için nefret eder, Allah için verir, Allah için (kötülüklere) engel olursa , imanını kemale erdirmiş olur.” (4)
Görüyoruz ki; hayatın her alanında hak rızasını gözetmek imanın bir gereğidir. Aile ilişkilerimizde dost, akraba ve arkadaşlarımızla muamelelerimizde, sosyal mecraları kullanımımızda, diğer insanlarla diyaloglarımızda, kaygımız her daim hasbiliği asla elden bırakmamak olmalıdır..
Kıymetli Müslümanlar!
O halde geliniz! Allah için alalım , Allah için verelim, Allah için sevelim , Allah için nefret edelim, Allah için çalışalım, Allah için konuşalım, Allah için (gerektiğinde) susalım..
Allah bizleri Razı olunmuşlardan eylesin . Amin.

*(1) Kur’an-ı Kerim Al-i İmran Suresi 162.Ayet
*(2) Nesai, Cihad, 24)
*(3) Müslim, Cenaiz, 4)
*(4) Buhari, Tevhid, 35 )

* Nesl-i Âti Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir