HİCRET ; Allah diyerek çıkmak yola

1 Muharrem 1442
Kutlu hicretten bin dört yüz kırk iki yıl sonra, o günü tekrar hatırlıyor ve anıyoruz. Aslında bu tekrar anmaya değil, anlamaya teşvik ediyor. Hicreti anlamak. Hakkında ne biliyoruz? Ne kadarını anladık yolun ne kadarını yaşıyoruz? Kendi içimizde ki hicretin yolunu görebiliyor muyuz ?
En büyük hicrettir, Allah rızasına varmak. Hakikate yol almak. Peygamber Efendimiz ‘in ( sav ) hicreti en güzel örnek bize. Mekke’den Medine’ye. O zamanın cahiliyesinden, şirk ve küfürden uzaklaşıp; gönülleri iman sevgisi ile dolmuş ve daha da dolacak, sayılarını artacak kulların yanına yani iyiliğin ve güzelliğin olduğu şehre gidiyor. Yesrib’i Medine yapmaya gidiyor. Bizler kendi Yesrib’imizi Medine yapabildik mi⁹?
Hicret özü bulmaktır, hakka giden yolda. Hicret, münkerden kaçıp maruf olana koşmaktır. Hicret, mühürlü kalpleri açmaktır İslam ile…
Dostluk, kardeşlik vardır hicrette. Hz. Ebubekir gibi sadık dostlar edinmektir hak davada. Hicreti yaşamak gönülde hissetmek ile başlar. Biz kardeşliğimizi, kardeşlerimizi, Ümmet-i Muhammed’i hissediyor muyuz yüreğimizde? Acılarını acımız bilip, dertlerine ortak olacağız. İslam coğrafyaların da ne zaman savaşın mevsimini kardeşlik alır o zaman belki de biraz daha tamamlamış oluruz hicreti.
Adalete varıp yaşatmak, zalime dur demektir hicret. Yetimin gözünden yaşı silip, yüzünde bir gülümseme olmaktır belki de…
Rabbe giden yolda onunla olmaktır hicret. Korku yoktur . Efendimiz buyurmadı mı “ Korkma Ya Ebubekir, Allah bizimledir.” Kılavuzu Kuran-ı Kerim olan yolda kalır mı? Bir gün elbet varılır hakikate. Hicret biter, vuslat gelir.
Hicret, çölün ortasında susuz bedevi; yağmura aç bir yolcu olmaktır. Feda etmek, cefa çekmektir. Güçlü olmak, gücü dua ve ibadette aramaktır. Susamışa su verilir, talebeye ilim. Bizler de hicrete düşmüş birer ilim yolcusu gibi…
Biz İslam adına yola çıkalım, bu uğurda yaşamaya tekrardan bismillah diyelim, istiğfara ilk kendimizden başlayalım. Sonra diğer kalpleri temizlemeye çalışalım. Okuduğumuzu, yaşadığımızı, işimizi, baktığımızı, işittiğimizi kısacası hayatımızın tamamını tekrardan İman ile Kuran-ı Kerim ve sünnet ile inşa edelim. Belki bizim göremediğimiz, anlayamadığımız daha nice hakikatler vardır hicrette… Hicret, ne uzun kelime…
Duamız, bu hicretin vuslat ile sonlanması; küfrün zulmün son bulup, İslam’ın en yüksek nida ile tekrar ayağa kalkmasıdır.
Rabbim menzili rızası olan hicretimizi kolay eylesin…
“ Ey kalpleri halden hale çeviren Allah’ım, kalbimi dinin üzere sabit kıl. ”

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

1 Yorum

  1. Ne güzel yazmissin eline saglikk♥️♥️

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir