Suçlama Hastalığı

Hayattan beklentilerimiz nelerdir? Amacımız mutlu mu olmaktır?
Dünya hayatının her evresinde mutlu olan birisi var mıdır?

Bilindiği üzere insan doğar doğmaz ağlar, hatta ağlamazsa ağlaması için uğraşırlar yoksa bebeğin sağlığı hakkında korkulur. O zaman bu durum bize bir insanın daha doğar doğmaz dünya ve içindeki türlü gâileler ve uğraşlar neticesinde üzüleceğini, ağlayacağını, sıkılacağını söylüyor diyebiliriz. Lâkin evet, bu basit denklem yaşarken hiç de basit değil. Hani meşhur bir deyim vardır ya “insanın anası ağlıyor” adeta..

Bunca sıkıntı, bunca dert olmasaydı o zaman rahatlığın kıymetini nasıl bilecektik? En önemlisi de hiç bir derdin olmadığı Cennet’e özlem nasıl oluşacaktı? Olaya böyle bakınca derinden bir Elhamdülillah diyoruz. Sabrettiysek rahatlıyoruz..

Peki neden sabredemiyoruz? Asıl mesele bu. Sabredebildiğimiz şeyler bizi yormaz ki çok fazla. Sabrımızı zorlayanlar yorar. Bir şey söyleyeyim mi? Aslında insanı en çok kendisi yoruyor…

Bunun farkına varmamız başlığın neden atıldığını anlamamızı sağlayacaktır. Evet, insanı en çok yine kendisi yoruyor. Bitmeyen hırsları, şehvetleri, istekleri…

Hıh! Kaç insan bunu anlamış da kendisini dizginlemeye çalışmış ki? Kaç insan suçu başka yerlerde aramaktan vazgeçmiş?

“Bir el çek artık yakamdan Ey Nefis!” ya da “ey filan insanlar topluluğu, beni bana bırakın ve defolun artık.”
Hangi cümleyi tercih ediyoruz?

Zâlimin zulmü yok mudur? Vardır elbet ama bu kişinin ya belasıdır ya imtihanıdır. İmtihanıysa sabredip dua edecektir, yapabileceklerini yapıp Allah’tan nusret bekleyecektir.

Ya belası ise? İşte üzerine düşmemiz gereken kısım bu.
Bu, insanların çoğu zaman es geçtikleri nokta. Suçlama hastasının konumu..!

Bir ayet: “İnsan, kendisinin başı boş bırakılacağını mı sanır?” [1]
Böyle mi sanıyoruz?

Yine bir ayette: “Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar.” [2] buyuruluyor

İsmet sıfatına hâiz Âlemlerin Efendisi her gün 100 kez istiğfar ederken[3], nedir bizim suçları sürekli başkalarında arama uğraşımız?

Daha ne söyleyelim? Estağfirullah El-Azîm…

———-

[1]: Kıyamet Suresi 36. Ayet
[2]: Şûra Suresi 30. Ayet
[3]: Müslim, Zikir 42. Ayrıca Ebû Dâvûd, Vitir 26

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir