Zindandan Zindana Terfî Olur Mu ?

Bismillâhirrahmânirrahîm..

 

Zindandan Zindana Terfî Olur Mu ?

 

Dünyanın imtihan meydanı olduğunu anlatan onlarca âyet ve hadis-i şerifler ile muhatap olduk, binlerce kitap okuduk, gözyaşlarıyla bize nasihatlerde bulunan büyüklerimizi defalarca dinledik, her gün onlarca sâla duyup birilerinin cenaze namazına davet edildik ama hâlâ imtihan nedir tam anlamıyla kavrayamadık veya tam anlamıyla anlayamadık. Üzücü olan sadece dünyanın imtihan manevrası için kurulmuş bir misafirhane olduğunu kavrayamamak ve anlayamamak değil; dünyanın fâni yüzünü görebilecek kadar da bir mesafe alamadık. Dünyaya sövmekten başka bir mesafe de alabilmiş değiliz. Bütün heyecanıyla yaşanılan hayattan bize; geriye ne kaldı sorusunun cevabını en güzel bir surette ahirette alacağımız muhakkaktır. Dünya üzerinde yüz binlerce insan ard arda ölüyor ve bize ölümü hatırlatıyor. Bütün rütbeleri, makamları, şöhretleri… velhasılı her şeyi kabir kapısına kadar götürebiliyorlar. Akrabayı, dostu ve ahbabı sadece mezar taşının başına kadar getirebiliyorlar. Sultan da olsan miskin bir adam da olsan o kabre girilecek, o mahşerde dirilecek, o hesap gününde hesap verilecek. Dünyada şu kadar mesafe almışsın, şu makama gelmişsin, şurada oturmuşsun, şu kadar paran olmuş ne ehemmiyeti var ? Nitekim Bediüzzaman Said Nursi şöyle der:

“Dünya ise, bütün şaşaasıyla âhirete nisbeten bir zindan hükmündedir.” Her koltuk, her şöhret, her itibar dünya zindanında bir zindandan başka bir zindana terfi etmektir. Zindandan zindana terfi eden bir insan tebrik edilebilir mi ? İşte imtihan manevrası diye tarif ettiğimiz dünya, bütün varlığıyla zindan hükmündedir. İnsan bulunduğu zindana hiç alışabilir mi veya hiç muhabbet duyabilir mi ? Bu zindandan tek kurtuluş çaresi her şeye Allah namıyla bakabilmektir. Yine Bediüzzaman Hazretleri diyor ki: “ O’nu tanıyan ve itaat eden, zindanda dahi olsa bahtiyardır. O’nu unutan, saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır.” İşte bütün mesele O’nu tanıyabilmektir. O’nu tanıyacak marifeti elde edebilmektir. O’nu tanıdıktan sonra zindanlar saraylara, hüzünlü ağlamalar Allah için ağlamalara, dünyalık muhabbetler de Allah için edilen muhabbetlere inkılâb edecektir.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir